Page 23 - Kış Özel Saysı- Lokum Çocuk ve Edebiyat Dergisi
P. 23

Çocuk ve Edebiyat Dergisi

       Çocukluğunuzda okuyup hâlâ etkisinde olduğunuz, bir öykü var

      mı?
      Ben  daha  okumayı  öğrenmeden  anneciğim  bana  kitap  okurdu.  İlk
      hatırladığım  kitaplar  Ayşegül  serisidir.  Annem  okurken  çizimleri

      hayranlıkla  incelerdim.  Okula  başladıktan  sonra  Türkçe  kitabındaki
      okuma parçalarını okul açılmadan okuyup bitirirdim. Bir hikâye vardı,

      Altın  Pencereli  Ev  adında.  Kendi  durduğu  tepeden  karşıya  bakınca
      pencereleri altından olan bir ev görüyor bir kız çocuğu.” Kim bilir nasıl
      güzeldir  o  ev  !”  diyerek  yola  koyuluyor.  Uzun  ve  zorlu  yolculuktan
      sonra  oraya  vardığında  pencerelerin  altından  olmadığını  görüyor.

      Hâyâl  kırıklığıyla  kendi  evine  doğru  bakınca  bu  kez  kendi  evinin
      pencereleri  altından  görünüyor  ışığın  yansımasıyla.  Bu  hikâye  hâlâ

      aklımdadır. Ve ne mutlu ki bana bu yıl Milli Eğitim Bakanlığının 2.sınıf
      Türkçe ders kitabında benim de Çiçekli Çaydanlık adında bir hikâyem
      yer aldı. Lokum dergimizde yer alan bir hikâyem ders kitabında artık.


                               Okumayı  ve  yeni  kitaplar  keşfetmeyi  çok  seven  bir  yazar  olarak

                               tanıyoruz sizi. Bu durum yazarlık yolcuğunuzu nasıl etkiliyor?
                               Yazarlık  yolculuğunda  kalbini,  aklını,  hayalini  hikâyelerle  beslemezsen  yarı

                               yolda kalırsın. Yazmak bir ilham ve yetenek işi belki ama yakıtı da okumak
                               diye  düşünüyorum.  Kitaplar  sadece  yazarlığımı  etkilemiyor  kalbimi
                               renklendiriyor, bakış açımı değiştiriyor. Dünyaya bakarken bambaşka renkler

                               sunuyor bana.


      Öğretmen olduğunuz için zaten hep çocuklarla bir aradasınız. Peki yazar kimliğiyle çocuklarla
      buluşmak nasıl bir duygu?
      Çocuklarla olmak her zaman çok keyifli benim için. Onlarla hoplayıp
      zıplamayı, oynamayı seviyorum. Onlarla vakit geçirdikten sonra
      kendimi çok mutlu ve enerji dolu hissediyorum. Bence çocuk
      okurlar gerçek okurlar. Ne yaparsanız yapın ilgilerini çekmeyen
      bir kitabı onlara okutamıyorsunuz. Ya da sevmedikleri bir
      hikâyeyi sevmiş gibi yapmıyorlar.Onun için okur yazar
      buluşmalarının da farklı bir tarafı var. Benim yazdığım bir
      hikâyeyi okuyor çocuklar. Böylece aramızda neredeyse gözle
      görülür bir bağ oluşuyor. Hiç aklıma gelmeyecek sorular sorup,
      farklı yorumlar yapıyorlar. Sordukları sorulardan doğru yolda olup
       olmadığımı anlıyorum.

                                  Yazmak isteyen ama nereden başlayacağını
                                  bilemeyen öğretmenlere ve gönüllülere tek
                                 cümlelik bir “başlama cesareti” verseniz bu ne

                                                      olurdu?
                                 Her şeyin tam olmasını beklediğimiz o gün hiç

                                gelmeyecek, onun için bugün başlayın yazmaya.
                                                                                                        Söyleşi - 23
   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   28